Erdoğan “baraka” dedi, Tatar sustu

Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan, KKTC’nin eski Cumhurbaşkanlığı binasını “baraka”ya benzetti. Bu söz, sadece bir binaya değil, bizim tarihimize yapılmış bir haksızlıktır.

1931’de Quirini Burcu üzerinde inşa edilen o yapı, sadece bir bina değildir.
İngiliz mimar Robin Halliday Macartney tarafından tasarlanan bu tarihi mekân, Kıbrıslı Türklerin siyasi hafızasının tam kalbidir.

Unutmayalım: Bayrak Radyosu’nun “Bayrak, Bayrak, Bayrak” anonsuyla ilk yayınını yaptığı yer o binanın garajıdır. Millî Mücadele’nin sesidir o duvarlar.

Evet, bugünün ölçüleriyle küçük bir binadır. Ama büyük hatıraların, büyük direnişlerin evidir.
Kıbrıslı Türklerin kimliğinin bir parçasıdır. Büyüklük, metrekareyle değil, anlamla ölçülür.

Keşke Sayın Tatar, o binanın sembolik değerini savunabilseydi. 

Yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın, halkın fikri alınmadan, Türkiye tarafından yaptırılması ise KKTC’nin gerçek bir devlet olmadığı görüntüsü yaratıyor. Böyle bir ihtiyaç varsa KKTC halkı bunu kendi imkanlarıyla yapar. Kendi kurumlarını kendi gücüyle inşa eder.

Daha önce söylemiştim; bir kez daha söyleyeyim. Seçildiğim takdirde, görevimi Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde Kıbrıslı Türk Cumhurbaşkanı Muavininin makamı da olan Silihtar’daki eski Cumhurbaşkanlığı binasında sürdüreceğim. 

Çünkü geçmişimize sahip çıkmadan, geleceğimizi inşa edemeyiz.