Vatanseverliğe giriş

Kategori: Uncategorized | 0

Siyasetin en önemli kavramlarından olup, aslında hiç önemsenmeyen şeydir vatanseverlik. Öyle ki siyasi tarihimiz açısından en kritik dönemlerde başvurulan bir rehber ilkedir. Bir zamanlar İngiliz sömürgesinde yaşayan Kıbrıslı Türklerin Atatürk Türkiye’sindeki devrimci gelişmelere sıkı sıkıya bağlı olmasının adıydı. Sonrasında EOKA’nın Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama kavgasında Kıbrıs Türkleri vatanseverlik bayrağı altında her türlü direnişi ve kavgayı verdi.

Görüldüğü gibi, vatanseverlik aslında vatan kavgasının en sihirli sözcüğü olmuştu. Bu kavram 1963-1974 arası dönem de farklı farklı şekillerde hayatımızı kaplayan, kuşatan bir kavram olarak büyüklerimize ışık tuttu. Sonrasında vatanseverlik kavramı yozlaştı. Ganimet, eşdeğer, mücahitlik puanı, toprak rantı derken aldı başını gitti. Bir yurt sahibi olduk ama vatanın en kritik birleştirici ilkesi olan vatanseverliği siyasetimizin dışına aldık.

Bakınız 1974 sonrası hayatımıza giren iki ana akım siyasetin yuvarlana yuvarlana geldiği yere… “KKTC ilelebet yaşayacak” diyenlerle “federasyon olmazsa öldük bittik” diyenler arasında sarkaç gibi sallanıyoruz. Bu iki akımın içinde olup bu durumu sorgulayan ve siyasetin iki ucun tekeline girmesinden memnun olmayanlar da var ama siyaset anlayışımızın 1974’ten beri süren neredeyse yarım asırlık avare yolculuğu sonunda gelinen nokta bu.

Her iki taraf da Türkiye’yle ilişkilere de saplantı haline getirdikleri perspektifleriyle yaklaştıkları için Türkiye-KKTC ilişkileri de eski saygın niteliğini kaybetti, KKTC siyaseti bu ilişkide bırakın görünür olmayı bir siluete dönüştü. İçinde bulunduğumuz durumda Erhürman’ın “İrade Lefkoşa’dadır” demesinin de diğer tarafın her cümleye “Anavatanla etle tırnak gibiyiz” diye başlamasının da bir kıymeti harbiyesi yok. Türkiye’yle ilişkiler KKTC’de günü kurtarmaya yeten basmakalıp sloganlarla tamir edilemeyecek kadar yara almış durumdadır ne yazık ki.

Aslında CTP liderinin yaşanan sorunların temelinde KKTC’deki siyasi irade probleminin yattığını söylemesine katılıyorum. Ama hem CTP’nin hem de UBP’nin olaya yüzeysel yaklaştığını da görüyorum. Çünkü siyasi irade demek hükümet olmak ya da koalisyon kurmak, birtakım unvanlar ve koltuklar almak demek değildir.

Halbuki tüm sorunlarımızın temelinde Kıbrıs Türklerinin tılsımını ve yön duygusunu kaybetmesi yatıyor. Federasyon güzellemesi yapmak veya “KKTC forever” demek kucaklayıcı/birleştirici bir ilke olmaktan uzak olduğu gibi hiçbir derde de çare olmuyor. 50 yıldır süren bu nağmeler sonunda siyasetin halktan kopmasına ve daha da kötüsü halkın siyasetten kopmasına yol açtı, açmaya da devam ediyor. 

Bulunduğu yerde hala dürüstçe siyaset yapanları, halkı için çalışanları tenzih ederim ama partileri ülkeyi şantiye haline getirmeye ant içmiş bir müteahhit endişesiyle siyaset yapan anlayışın ele geçirdiğini de söylemek zorundayım. Siyasetçiler böyle böyle halktan koptu ve siyaset dünyamız kendini ayrıcalıklı addeden bir grup politikacının memuriyet alanı olarak kendisini korumaya aldığı bir şeye dönüştü.

Halk da siyasetten koptu çünkü gerçek dertleriyle ilgilenen, toplumun sesini gür biçimde duyuran, insanlara umut vadeden bir vizyon geliştiren kimse yok ortalıkta. Hal böyle olunca seçmen de siyasetçilere benzedi, halkımız siyaseti takım tutar gibi tuttuğu geleneksel partilere oy vermeye indirgedi.

Vatanseverlikle başlamıştık, onunla bitirelim. Bugün, geçmişte büyüklerimizin bayraklaştırdığı ve Kıbrıslı Türkleri bir arada tutan vatanseverlik uzaktan gelen hoş bir sada gibi sadece. Oysa vatanseverlik Doktor Küçük gibi Denktaş gibi ve tabii mücadele içindeki solcu büyüklerimiz gibi değerlere bakarak anlamlandırılması gereken bir hüviyettir. Günümüz siyasetini dönüştürecek, bir harç misali insanları birleştirecek şey de vatanseverlik kavramı olabilir. Yerel olana, geleneksel değerlere ve adalı kimliğin yanı sıra bu toprakları vatan yapan anlayışlara dönük bir vatanseverlik perspektifi olmadan ülkemizdeki “siyasi memur furyasını” aşmak imkansızdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir