Uncategorized

“Ben siyasetin en büyük fahişesi ve patronuyum”

Başlıktaki sözler iki dönem art arda 10 yıl komşumuzun cumhurbaşkanı olmuş Anastasiadis’e ait. Kıbrıs Merkez Bankası’nın eski başkanı Panikos Dimitriadis’in yazdığı kitapta yer alan sözlerin tamamı ise şöyle: “Ben sadece siyasetin en büyük fahişesi değil, aynı zamanda en büyük patronuyum.” Aslen Leymosunlu olan ve Atina’da hukuk eğitimi alan Anastasiadis’in bu sözleri komşuda infial yaratmış. Doğrusu […]

“Ben siyasetin en büyük fahişesi ve patronuyum” Devamını oku »

Ne kadar ekmek o kadar köfte

Kıbrıs’ı birçok boyutuyla yazıyoruz, yaşıyoruz. Siyasi tutarsızlıklar, vizyonsuz siyasal partiler, ortak hedeften yoksun federalistler, daha devlet olamamışken iki devlet isteyen taksimciler… Peki başımıza gelen her kötülüğün müsebbibi, gelecek kuşaklara tarumar edilmiş bir vatan bırakmanın tek sorumlusu siyasiler mi? Hayır, değil. Adanın kuzeyinde oluşmuş çürük düzenin en büyük sorumlusu ahalinin kendisidir. Bir kere insanımız sabahtan akşam

Ne kadar ekmek o kadar köfte Devamını oku »

Üçüncü bir yol var

Bugün yaşadığımız Kıbrıs’ın ve aslında statükonun dizayn edildiği 1974’ün üzerinden tam 48 yıl geçti, iki sene sonra ellinci yılı idrak edeceğiz. Çok basitçe hatırlayalım yarım asır önce ne olduğunu. Kıbrıs adası, üzerinde kendi kaderini belirleme hakkına sahip iki eşit ana unsur olan Türklerle Rumlar arasında “paylaşıldı”.  Türkler bu paylaşıma yol açan askeri müdahaleye “Barış Harekatı”

Üçüncü bir yol var Devamını oku »

Vatanseverliğe giriş

Siyasetin en önemli kavramlarından olup, aslında hiç önemsenmeyen şeydir vatanseverlik. Öyle ki siyasi tarihimiz açısından en kritik dönemlerde başvurulan bir rehber ilkedir. Bir zamanlar İngiliz sömürgesinde yaşayan Kıbrıslı Türklerin Atatürk Türkiye’sindeki devrimci gelişmelere sıkı sıkıya bağlı olmasının adıydı. Sonrasında EOKA’nın Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlama kavgasında Kıbrıs Türkleri vatanseverlik bayrağı altında her türlü direnişi ve kavgayı verdi.

Vatanseverliğe giriş Devamını oku »

Toplum CTP’den özeleştiri bekliyor

Okuyucularımız hatırlayacaktır, geçen hafta UBP’ye ve onun seçilmiş başkanına doğrudan müdahale tartışmaları yapılırken 5 Ekim 2006 tarihinde Ankara’nın baskısıyla kurulan CTP-ÖRP (Özgürlük ve Reform Partisi) koalisyon hükümetinden söz etmiştim. KKTC siyasetine müdahale tartışmalarının hız kesmeden devam ettiği şu günlerde aynı konuyu ayrıntılarıyla irdelemek istiyorum. 2006’da CTP-ÖRP hükümeti kurulmadan önce CTP, DP ile koalisyon halindeydi ve

Toplum CTP’den özeleştiri bekliyor Devamını oku »

Daha başımıza gelecek çok şey var

Osmanlı Devleti, Kıbrıs adasını önce beylerbeylik şeklinde idare ederdi. Bu beylerbeylik bir tür ihaleyle Divanı Hümayun (ve/veya Sadrazam) tarafından tayin edilir, yani en fazla parayı veren Kıbrıs Beylerbeyi olurdu. Sonrasında Kıbrıs çeşitli ekonomik sebeplerle önce kapudan paşalık ardından da mültezimlik statüsüyle idare edildi. Bunlar da göreve beylerbeyi gibi ihaleyle yani vesayetle gelirlerdi. Bu şekilde dağıtılan

Daha başımıza gelecek çok şey var Devamını oku »

Kendi ağzından Halil Falyalı

Halil Falyalı’nın öldürülmesi Türkiye medyasında dönem dönem olduğu gibi yeni bir Kıbrıs analizleri furyası başlattı. Bu dönemin gözde argümanı, Falyalı cinayetini ve KKTC’de sürdürülen organize işleri uluslararası hukukun eksikliğiyle açıklamak. Bu arkadaşlara sormak lazım, “CTP’nin kasası” olduğu söylenen Elmas Güzelyurtlu’nun 15 Ocak 2005’te ailesiyle birlikte AB üyesi Kıbrıs’ta katledilmesini hangi hukukla izah ediyorsunuz? Hadi bizde

Kendi ağzından Halil Falyalı Devamını oku »