“KKTC’yi Kucağımda Buldum!”

   Çeşitli konuşmalarda, yazılarda denk geliyorum. Laf arasında kolayca “Türkiye-KKTC ilişkileri” denilip geçiliyor. Oysa “Türkiye-KKTC ilişkileri” denildiğinde normalde “Türkiye-Amerika” veya “Türkiye-İran ilişkileri” veya hatta “Türkiye-Azerbaycan ilişkileri” gibi bir şey yok ortada.    Misal “Türkiye-Azerbaycan ilişkileri” denilince bile hemen konuyu tarihsel veya tematik bir çerçeveye koyup anlatmak kolaydır. Tabii aynı şekilde diğer saydığımız ülkeleri de. Lakin […]

“KKTC’yi Kucağımda Buldum!” Devamını oku »

Sabahın ilk saatleri…

Sabahın erken vakti… Gün doğumunun ilk anları… Güneşin ilk ışıkları vuruyor yeryüzüne. Geceden, karanlıktan çıkışın o ilk dakikaları… Bu anlarda ışık sadece üzerimize değil içimizde bir yerlere de vurur gibi gelir bana. Sanki ruhlarımızın da aydınlandığı tuhaf bir hal gibi…    Lefkoşa’da, oturmuş gökyüzünün aydınlanışını izlerken nedense bana tüm bu duyguların ülkemizde en iyi hissedildiği

Sabahın ilk saatleri… Devamını oku »

Masum çocukluk yarası!…

Masum çocukluk yarası!… Bir Ağustos ayı daha sıcağını da yanına alıp çekip gitti hayatımızdan. Geçen gün ömürdendir, demişler.     Hayatım boyunca gördüğüm Ağustos sayısı 50’yi aştı artık. İhtimal gayet düşük ama insan “Bir bu kadar daha görür müyüm?” diye sormadan edemiyor gene de. Ve işte şimdi Ağustostan farkını en azından geceleri hafiften serinliğiyle inceden hissettiren

Masum çocukluk yarası!… Devamını oku »

Havana’dan Karakol’a bir kıyas!

   Havana’da denize nazır bir kahve ve yanında Mohitomu yudumluyorum. Oturduğum yer azıcık yukarıdan denize bakıyor.    Aşağıda bir liman. Bir zamanlar Ernesto Che Guevara, cebinde bakan kimliği ama sırtında çimento çuvalıyla işçilerle birlikte çalışmayı tercih etmiş orada.    Kahveciye, “Her şey burada mı oldu? Buradan mı gözüktüler?” diye cevabını aslında bildiğim bir soru sordum.

Havana’dan Karakol’a bir kıyas! Devamını oku »

Paradokslarıyla Kıbrıs…

İster Türk ister Rum olsun, Kıbrıslılar, Kıbrıs’taki sorun hakkında ne düşünür? Ya da oturup da düşünür mü? “Amma da manasız, tuhaf bir soru. Kaç kuşaktır, Kıbrıs Çözümsüzlüğü denilen tarihin içine doğmuş, onun içinde günlük hayatını sürdüren, her Allahın günü özel sohbetlerinde en azından bir kez olsun bu konuyu tartışan kişiler olarak biz düşünmeyeceğiz, biz bilmeyeceğiz

Paradokslarıyla Kıbrıs… Devamını oku »

Siyasi Kültür ve BİZ!…

   1963 yılında Amerikalı iki akademisyen; Gabriel A. Almond ve Sidney Verba, siyasal bilimler alanında bir dönüm noktası Kabul edilen “The Civic Culture (Yurttaşlık Kültürü)” adlı çalışmalarını yayınladılar. O sırada burada biz Kıbrıslılar, üç yıllık bir maziye sahip ortak cumhuriyetin yürümeyeceğini dünyaya ispatlamakla meşguldük. O yıl Kıbrıslı Rumlar tarihe “Kanlı Noel” olarak geçen vahşete imzaatılar.

Siyasi Kültür ve BİZ!… Devamını oku »

CTP’nin UBP’ye benzemesinden kimler memnun?

Dikkat ederseniz memlekette bir sorun çıktığında CTP adına yapılan açıklamaların görüş mesafesi genelde belirsiz ve partinin gerçek kimliğini ortaya koymaktan uzak oluyor. Bunun temel sebebi, CTP’nin siyasi elitlerinin bu açıklamaları sadece parti içi dengeleri hesap ederek yapmaları. Artık siyaset belli bir sınıfı, toplumsal kesimleri değil parti için dengeleri gözeterek yapılıyor çünkü. Kıbrıs uyuşmazlığı gibi ulusal

CTP’nin UBP’ye benzemesinden kimler memnun? Devamını oku »